21. yüzyılın vebası ?İnternetkolizm?
0 | | | 21-01-2016

BESİM KORKMAZ

21. yüzyılın vebası

“İnternetkolizm”

 

Hemen hepimizin evine giren ve en başköşede kurulan iletişim ve kullanım araçlarından biri de bilgisayar dolayısıyla da internettir. İnternet, uzaklık yakınlık algısını ortadan kaldıran en önemli kitle iletişim araçlarından biridir.

Toplumsal yapıyı örseleyen kimi zamanda parçalayan Sigara, alkol, uyuşturucu ve madde bağımlısı (ki ben burada adını zikrederken bile hayâ ediyorum) kavramlarına yeni bir kavramın eklenmesine neredeyse ramak kaldı. Yakın gelecekteki en büyük bağımlılıklardan biri de bilgisayar ve internet bağımlılığı olacaktır.

Eskilerin dudak ısırarak karşısında durdukları internet, günümüz gençliğinin vazgeçilmezleri arasındadır. Neredeyse hayat onsuz düşünülememektedir.

Bilgisayar ve internet bağımlılığı yüz yılın temel hastalıklarından biri olmaya aday olmuş üstelik bu yarışı açık ara kazanmıştır. Zira karşısında herhangi bir rakip yoktur.

İnternet kullanmakla internet başında zaman geçirmek farklı şeylerdir. Çünkü interneti kullanmak insanlara yeni bir şeyler öğretir. Bir bilgiyi, belgeyi veya resmi bu aygıt aracılılığıyla en yakınından en uzağına kadar herkesle paylaşırsın. Buna mukabil internet başında zaman harcamak, amiyane tabirle aylak aylak dolaşmak hem kişinin kendisine hem de çevresine zarar vermektedir.

Günün büyük bir bölümünü internete harcamak bu gün benliğimizde fark edilmese de yarın telafi edilemez. İnternet kafelerde, evimizde ya da işyerimizde kesintisiz 5–10 saati internet başında vakit harcayan, zaman geçiren çocuklar, gençler dahası öğrenciler var.

İşin çileden çıkaranı ise gençlerimizin internete ve internet kullanımına bakış açısıdır. Fikir alış verişinde bulunduğum gençler bunu sanki sosyal ve kültürel bir etkinlikmiş gibi bakıyor. Kendisine ne kazandırdıklarını söyleyemiyor ama neler yaptıklarını an be an anlatıyor.

Üstelik bu gençler internet başında geçirilen bu duruma da şimdilik “internette sörf yapmak” diyor; ama yakın gelecekteki adı “netkol” veya “internetkolizm” dir. Haberimiz ola…

Bizim çocuk… diye başlayacak vaveylaları kendi ellerimizle hazırlıyoruz farkında mısınız? Aileler. Anneler, babalar…

Özellikle fiziksel ve zihinsel gelişiminin tamamlamamış ilköğretim ve ortaöğretim çağındaki çocukların birçoğunun vaktinin büyük bir bölümünü internet başında geçirmesi üzerinde durulması gereken bir konudur. Faydası ve zararları irdelenmelidir. Büyükler olarak rehberlik ve yönlendirme yapabiliyor muyuz? Yoksa kendi kendine oyalanmasını mı sağlıyoruz. Veyahut elimizi dizimize vura vura oyalanacağımız birini mi yaratıyoruz.

İnternetteki sanal âlem ve gerçek hayat birbirine hiç benzememektedir. Orada kazandıran unsurlar günlük hayatta kaybettirebilir. Zamanın büyük bölümünü bilgisayar ve internet başında geçiren çocuklar ve gençler, gerçeklik duygusundan uzaklaşarak bambaşka bir âleme geçmektedir. Bu durumda güven duygusu zedelenmiş, doğru algısı yıpratılmış, gerçek sadece adında kalmış. Yorulmuş ve yanlış şekilde yontulmuş bir gençlik karşımıza çıkıyor. 

Bilgisayara ne yüklerseniz size o sonuçları verir. Bilgisayar ve internet kullanıcıları olarak, doğruları yükleyip yanlışları beklemek ne kadar saflıksa; yanlışları yükleyip, doğruyu beklemek de katmerli saflıktır.

İnternet faydalı kullanılırsa bir deha, zararlı kullanılırsa bir facia olur. Dünyanın bilgisini bir tek tuş altına toplayabilen bir aygıt olarak internet, bizim için doğru kullanıldığı sürece bir dehadır. Buna mukabil, interneti zararlı materyallerin dağıtım ve ulaşım aracı olarak kullanan insanlar elinde ise bizim için bir facia olur.

 

Hayat, bizim düşündüklerimizden değil yaşadıklarımızdan ibarettir. Ebeveynler olarak çocuklarımıza doğruları doğru bir dille anlatmalıyız. Çünkü bizim anlatamadığımız konuları yanlış kişilerden yanlış şekillerde öğrenen çocuğumuz için yarın çok geç olabilir. Öyle ki bizim kim olduğumuz öğrenmek için sadece arkadaşlarımızı söylememiz yeterlidir ki üzümün de üzüme baka baka karardığını da asla unutmamak gerekir.

 

Hayatın, internette paylaştıklarımızdan değil, şuan yaşadıklarımızdan müteşekkil olduğunu anlamalı ve gençliğimize anlatmalıyız.

 

 

Besim Atalay KORKMAZ

Aksaray Ahmet Cevdet Paşa Sosyal Bilimler Lisesi

Müdür Yardımcısı

Top